Penisilin Alerjisi

0
27

Penisilin Alerjisi

En sık görülen ve en sık ölüme yol açan ilaç alerjisi, penisilin alerjisidr. Görülme sıklığı yaklaşık olarak 1/10 000’dir. Penisilin hem hızlı hem de yavaş gelişen alerjiye yol açabilir. Penisilin uygulaması sonrası; anaflaksi, vücutta kızarıklık ve kaşıntı , burun tıkanıklığı, öksürük, mukus artışı, çarpıntı, göğüs ağrısı, güçsüzlük, bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı ve baş dönmesi görülmesi durumunda penisilin alerjisi tanısı konulur. Bunlar içinde anaflaksi ölümcüldür. Bazen ilaç kesildikten bir kaç hafta sonra alerji belirtileri oluşabileceğinden penisilin alerjisi gözden kaçabilir. Bununla birlikte bazen yanlışlıkla penisilin alerjisi tanısı da konmaktadır. Penisilin intoleransı, alerji olarak kabul edilmemelidir.

Anaflaksi, penisilinden sonra gelişen, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen sistemik bir alerjik reaksiyondur. Bazofil ve mast hücrelerinden aniden salgılanan kimyasal maddeler kana geçer. Bunun sonucu olarak; cilt, akciğer, kalp ve santral sinir sisteminde ödem ve damar genişlemesi oluşur. Bu da kan basıncı düşüklüğü, solunum kaslardaki kasılma, hava yollarında daralma ve larenks ödemine yol açarak ölüme neden olabilir. Penisilinin intravenöz ve cilt altına yapılan uygulamalrında daha sık alerji oluşmaktadır. Ayrıca bayanlarda, atopisi (https://www.recepalanli.com/allerji-ve-urtiker ) olanlarda,  yaşlılarda ve başka ilaca alerjisi olanlarda daha sık penisilin alerjisi gelişmektedir.

İlaç alerjisinden sonra o ilacın ikinci kez verilmesi denenmemelidir. İkinci sefer, daha hızlı ve şiddetli bir alerji oluşabilir. Penisilin alerjisi olanlarda %10 oranında sefalosporin alerjisi de gelişir. Bu oran üçüncü kuşak sefalosporinlerde daha az olmakla birlikte sadece alternatif ilaç yoksa kullanılması önerilir. Penisilin tedavisi öncesinde ciltte alerji testi yaptırmak tartışmalı bir uygulamadır. Çünkü bu test negatif olanlarda %3-10 oranında ve genelde çok şiddetli olmayan penisilin alerjisi geliştiği saptanmıştır. Penisilin alerjisi olup mutlaka penisilin kullanması gerekenlere; ağız yoluyla düşük dozda başlayıp artan dozda penisilin verilerek desentizasyon yapılmaktadır. Bu işlem tartışmalıdır ve mutlaka hasta hastanede yatarken yapılmalıdır.

Penisilin alerjisine bağlı, acil durumlarda ve anaflakside 0.3mg dozunda 1/1000’lik epineprin intramuskuler uygulanır. Her on dakikada bir 0.3mg verilebilir. Genelde bir veya iki doz yeterli gelir. Hasta şokta ise 2-10 mikrogram/dakika hızında epinefrin infizyon olarak verilir. Epinerfin; alfa 1 reseptörlerini uyarararak, damarlarda kasılmaya yol açıp ödemi azaltır. Beta 2 reseptörleri üzerinden bronkodilatasyon yapıp, mast hücresinden kimyasal madde salınımını azaltır. Bu iki etki sonucu hava yolu tıkanıklığını düzeltir. Beta 1 reseptöre etki ederek de kalp hızının ve kasılma gücünü arttırır.

Epinefrin dışında oksijen tedavisi, antihistaminikler, kortikosteroidler ve sıvı tedavisi de verilmelidir. Streoid hastaların %20’sinde gözüken geç faz reaksiyonunu önlemek için verilir. Tedavi sırasında hastanın solunumu ve kalp ritmi yakın takip edilmelidir.
Betabloker alanlarda epinefrine direnç gelişebilir. Bu durumda glukagon intravenöz olarak 1 mg her beş dakikada bir yapılmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Please enter your name here