Su Dengesi ve Hipovolemi

0
600

Su Dengesi ve Hipovolemi

Günlük ortalama 2500cc sıvı alırız. Bunun yaklaşık 1500cc idrarla, kalanı da deri ve solunum yoluyla vücuttan atılır.Erkeklerde vücut ağılığının %60’ı, bayanlarda %50’si sudur. Bu suyun 2/3’ü hücre içinde, 1/3’ü hücre dışında bulunur. Hücre dışı suyun %25’i damar içinde, kalanı da intertisyel alanda bulunur. Hücre zarında bulunan sodyum-potasyum pompası; potasyumu sürekli hücre içine alırken, sodyumu hücre dışına atar. Sodyum hücre dışı bölümün ana osmotik belirleyicidir. Plazma Osmolaritesi 285-295mOsm/kg arasında sabit tutulur. Ekstraselüler sıvı hacmi de sodyum miktarının sıkı kontrolü ile dengede tutulmaktadır.

Hücre dışı sıvı osmolaritesi 295mosm’ü geçerse; hipotalamusta bulunan osmoreseptörler uyarılır. Burası osmolariteki çok küçük değişikliklere bile hassastır. Buradan çıkan uyarılar arka hipofiz bezini uyarıp arginin vazopressin(AVP) -eski adı antidiüretik hormon(ADH)- sentezine yol açar.Bu olay dakikalar içinde meydana gelir. AVP böbrekten su atılımını azaltır. Ancak sodyum ve diğer solitler atılmaya devam eder. Böylece osmolarite azaltılır. Osmolarite değişmese bile kan hacmi ve tansiyon azalınca; aort kavisi,karotis damarlarında ve kalpte bulunan reseptörler uyarılır ve AVP sentezini uyarır. AVP’yi uyaran her durum susama hissini de uyarır. Böyle osmolaritenin dengeye gelmesine katkı sağlanmış olur.Çok su içip osmolarite azalınca yukarıdakilerin tersi olur. AVP sentezi azalır ve böbrekler yoluyla su atılımı artar.

 

figure1806

Vücutta sıvı kaybı olunca; yorgunluk, kas krampları, baş dönmesi, susuzluk hissi,siyanoz, karın ağrısı gibi belirtiler oluşur. Ayrıca deri turgor tonusunda azalma, müköz membranlarda kuruluk,jugular venöz basınçta azalama(http://www.recepalanli.com/venoz-sistem-varisler/), postural hipotansiyon ve taşikardi gibi bulgular gözlenir. Kilo kaybı kaybedilen sıvı miktarı hakkında bilgi verir.

Uygunsuz ADH sekresyon sendromu; plazma osmolaritesi normal olmasına rağmen AVP salımının arttığı bir durumdur. İdrarla su atılımı azalırken, sodyum atılımı artmıştır. Osmolaritede azalma saptanır. Maligniteler ve enfeksiyonlara bağlı olarak gelişebilir.Tedavide su kısıtlaması yapılmaktadır.

Vücutta sıvı miktarı artarsa ödem ve kilo artışı gelişir. Ödem vücutta ilk olarak bacak bölgesinde gözlenir.Genelde sebep sodyum miktarındaki artıştır. Sodyum hücre dışı alana su geçişine neden olduğundan hücre dışı alanda sıvı miktarı artar. Bu durumda idrarla sodyum atılımı arttırılarak su dengesi sağlanır.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here