Potasyum Eksikliği (Hipokalemi)

0
759

Potasyum Eksikliği (Hipokalemi)

Potasyum hücre içindeki en önemli katyondur (pozitif yüklü iyon). Potasyumun %98’i hücre içinde bulunur.Hücre içindeki osmolariteyi belirleyen önemli bir öğedir. Sodyum-potasyum ATPaz pompası potasyumu hücre içine taşır. Bu sayede hücre içindeki miktarı 150mEq/L iken, hücre dışında 4mEq/L’dır. Hücre içi ve dışı potasyum oranı, hücre zarının elektirik yükünü belirler. Hücrenin çalışmasını etkiler. Dolayısıyla potasyum değerindeki küçük değişiklikler önemli klinik belirtilere yol açar.
Serum potasyum seviyesinin 3.5 mEq/L’den düşükse hafif; 2.5 mEq/L’den daha düşükse ciddi potasyum eksikliği vardır. Potasyum eksikliğinin üç ana nedeni vardır: alım azlığı, hücre içine potasyum geçmesi ve atılımındaki artış.

1.Alım azlığına bağlı hipokalemi seyrek gözükür.Çünkü böbrekler alım azlığında atılımı azaltabilirler.
2.Alkaloz, insülin hormonu ve tirotoksikoz gibi katakolamin salımında artış olan durumlarda
vücuttaki toplam potasyum miktarı değişmeden, hücre içine potasyum geçişinde artış olur ve serum potasyumu azalır.
3.Potasyum böbrek ve gastrointestinal sistemden atılır. ishalde potasyumdan zengin sıvı kaybı ile hipokalemi gelişir. Kusma ise; hem alkaloza yol açarak, hem de hücre dışı sıvı hacminde azalmaya bağlı gelişen aldosteron salgısındaki artış nedeniyle hipokalemi oluşturur.
Cushing sendromu gibi nedenlerle adrenal steroid sentezi artınca, primer hiperaldosteronizm, batter, gitelman, liddle ve fankoni sendromunda; böbrekten aşırı potasyum atılmasına bağlı hipokalemi gelişir. Ayrıca efektif dolaşım hacminde azalma yapan tüm durumlarda sekonder hiperaldosteronizm gelişir. Aldosteron artışı böbrekten potasyum atılışını arttırır.
Diüretik tedavi ve glikozüri gibi osmotik diürez yapan durumlar idrar akım hızını arttırarak, potasyum atılımı arttırır. Ayrıca; idrarda sodyum geri emilimi artışı, glomerül lümeninde negatif gradyent oluşturarak böbrekten potasyum atılımını artırır.
Magnezyum eksiliği de potasyum eksikliğine yol açar.
Potasyum eksikliğinde; yorgunluk, kas ağrısı, bacaklara kramp girmesi, çarpıntı ve idrar miktarında artış olur. Düz kas fonksiyonlarındaki azalmaya bağlı olarak kabızlık ve paralitik ileus olabilir. Kalp kası hücrelerinin uyarılabilirliğinde artış olur ve aritmiler gelişebilir. Ciddi eksiklikte solunum kasları ve kalp kaslarında fonksiyon kaybı nedeniyle ölüm olabilir.

Potasyum eksikliğinde gözlenen EKG değişiklikleri şunlardır: ST çökmesi,T dalgasında küçülme ve negatiflik ve U dalgası oluşmasıdır.

Nedeni saptamak için idrar potasyumuna bakılabilir. 24 saat idrarda; idrar potasyumu 25mEq veya spot idrarda 15mEq/L’den düşük ise böbrek nedenli potasyum kaybı yoktur. Daha yüksekse böbrek kaynaklı potasyum kaybı olduğu düşünülür. Ayrıca kan gazına bakılarak asidoz veya alkaloz varlığı değerlendirilmelidir.

Potasyum 2.5 mEq/L’den yüksek ve hasta oral alabiliyorsa oral potasyum verilebilir. Ancak yüksek miktarda tek doz verilirse, gastrointestinal sistemde tahriş ve kanama yapabileceği için bölünmüş daha düşük dozlar tercih edilir. Ciddi eksiklikte veya oral alamayanlara intravenöz yoldan potasyum verilir.Ancak intravenöz tedavide, toplar damarlar zedelenebileceğinden; saate 20mEq ve litrede 40mEq’dan fazla potasyum verilmemelidir. Ağır vakalarda daha yüksek doz potasyum sadece santral venden verilebilir.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here