Magnezyum Eksikliği

0
901

Magnezyum Eksikliği

Magnezyumun %60’ı kemiklerde, %26’sı kaslarda kalanı ise yumuşak doku ve vücut sıvılarında bulunur. Günlük önerilen doz yaklaşık 300mg’dır. En iyi magnezyum kaynakları; baklagiller, fındık, tam tahıllar ve yeşil yapraklı sebzelerdir.
Magnezyum eksikliğinde; yorgunluk, konfüzyon, aşırı hassasiyet, çarpıntı, sinir iletiminde bozulma, kas spazmı, iştah azalması, uykusuzluk ve strese eğilim ortaya çıkmaktadır. Magnezyum tedavisinden fayda gören durumlar: KOAH, kardiyovasküler hastalıklar, aritmiler, kardiyomiyopati, kalp yetmezliği, hipertansiyon, mitral kapak prolabsusu, inme, diyabet, fibromiyalji, glokom, işitme kaybı, böbrek taşları, migren, osteoporoz, gebelik komplikasyonları ve premenstruel sendromdur.
Serum magnezyum ölçülmesi tanı için yeterli değildir. Çünkü, magnezyumun çoğu serumda değil, hücre içinde bulunmaktadır. Serumda magnezyum eksikliği, geç döneminde oluşmaktadır. Vücuttaki magnezyum seviyesini gösteren en sağlıklı yöntem, mononükleer lökositlerdeki magnezyum miktarının ölçülmesidir.
Akut pakreatit, digital toksisitesi, aşırı terleme, yüksek kalsiyum alımı, alkol, cerrahi, diüretikler, antibiyotikler, karaciğer ve böbrek hastalığı,oral kontraseptif kullanımı, kronik ishal, malabsorbsiyon sendromlarında magnezyum eksikliği gelişir.
Magnezyum; enerji üretimi, protein sentezi ve hücre çoğalması gibi birçok hücresel fonksiyon için oldukça önemlidir. Magnezyum 300’den fazla enzimatik reaksiyona katılmaktadır. Hücrelerdeki NA-K pompasının çalışması için magnezyum gerekmektedir.
Magnezyum doğal kalsiyum kanal blokörü olarak isimlendirilir. Çünkü, magnezyum; damar düz kas ve kalp kası hücresine kalsiyum girişini bloke eder. Bunun sonucu olarak magnezyum replasmanı yapılması damar direncini azaltıp, tansiyonu düşürmektedir. Magnezyum; parathormon ve kalsitonin çalışmasına yardım ederek, kalsiyum seviyesinin dengede tutulmasına yardımcı olur.
Magnezyumun kullanılabilen çeşitli formları vardır. Magnezyum aspartat, magenezyum süksinat, magnezyum fumarat ve magnezyum sitrat daha çok tercih edilmekteir. Kalp krizi, astım krizi gibi acil durumlar dışında iv form yerine, oral form tercih edilmektedir. Dokularımızdaki magnezyum miktarında anlamlı artış yapmak için, genelde altı haftalık tedavi gerekmektedir.
Magnezyum, bronşial düz kasların gevşemesine yardım etmektedir. Böylece hava yolları açılarak, solunum kolaylaşmaktadır. Astım atağını ve KOAH alevlenmesini azaltmak için iv magnezyum tedavisi kullanılmaktadır.
Magnezyum, kalp hastalıkları ve inmeyi önlemede faydalıdır. Akut miyokrd infarktüsünde, iv magnezyum verilmesiyle, kalbin enerji üretiminde düzelme, kroner arterlerde genişleme, periferal vasküler dirençte azaltma ve aritmilerde düzelme saptanmıştır. Ayrıca; magnezyum takviyesi, LDL ve trigliserit seviyesinde azalma, HDL’de ise artışa neden olmaktadır.
Angina, göğüste sılıştırıcı ya da baskı yapıcı bir ağrıyı tarifler. Angina, kalp kasına yetersiz oksijen sunulduğu için gelişir. Varyant(prinzmetal) anjina; kroner arterlerin spazmı ile gelişir ve magnezyum replasmanına cevap verebilir.
Kalp kası hücresi içindeki magnezyum eksiliği, potasyum eksikliğine yol açmaktadır. Bu iki elektrolit eksikliğine bağlı aritmi gelişir. Atrial fibrilasyon, ventriküler prematör kontraksiyon, ventriküler taşikardi gibi aritmilerin tedavisinde magnezyumun faydalı olduğunu göstermiştir.
İntermittant kladikasyo, yürüyünce oluşan ağrılı bacak krampları ile karakterizedir. Oksijen eksiliğine bağlı olarak oluşmaktadır. Bu yüzden, bu bir periferal arter hastalıktır. Periferal arter hastalığı olanlarda altta yatan magnezyum eksikliği düzeltilince, oldukça iyi sonuçlar elde edilmektedir.
Mitral kapak prolabsusu; mitral kapaklarda sızıntıya neden olan bir deformitedir, mitral kapak prolabsusu olanların %85’inde kronik magnezyum eksikliği olduğu tespit edilmiştir.,oral magnezyum desteği ile mitral kapak prolabsusu olanlarda düzelme olduğu saptanmıştır.
Beyni besleyen damarlar magnezyum seviyesine oldukça duyarlıdır. Magnezyum seviyesi azaldığı zaman,damarlarda spazm meydana gelmektedir. Bu spazma bağlı olarak bazen inme ve geçiçi iskemik atak meydana gelmektedir. Bunun tersine, magnezyum desteği yapıldığı zaman, serebral arterler gevşemekte ve beyne gelen kan akımı rahatlamaktadır.
Magnezyum insülinin sekresyon ve aktivasyonunda önemli bir rol oynamaktadır. Eksikliğinde insülin direnci gelişmektedir. Diyabetlilerin kullandığı insülin magnezyumun idrarla atılımını arttırmaktadır. Bu yüzden diyabetiklerde ihtiyaç artar. Magnezyum verildiğinde; insülin aktivitesinde ve kan şekeri kontrolünde düzelme saptanabilmektedir.
Magnezyum eksikliğine bağlı olarak, kronik yorgunluk sendromuna benzer bir durum gelişmektedir. Kronik yorgunluk sendromunda eritrosit içindeki magnezyum seviyesinde düşüklük mevcuttur.
Gürültüye bağlı işitme kaybında ‘korti organı’ ve ‘kohlea’nın sinir hücrelerinde hasar oluşmaktadır. Magnezyum hücre zarının geçirgenliği, nöromuskuler iletim ve enerji üretiminde oldukça önemlidir. Gürültüye bağlı işitme kaybı ile magnezyum düşüklüğü ilişkilidir.
Magnezyum, kalsiyumun idrarda çözünürlüğünü arttırmakta ve böylece böbrekte taş oluşumunu önlemektedir. Diyetle magnezyum desteği yapmak böbrek taşlarının tekrarlamasına karşı da koruyucu olmaktadır. Burada en iyi seçenek magnezyum sitrattır. Böbrek taşı olanların % 20-60’ında idrardaki sitrat miktarı azalmıştır. Sitrat kalsiyum ile kompleks yaparak, idrarda taş yapacak kalsiyum tuzlarının miktarını azaltmaktadır.
Magnezyum düşüklüğü ile migren ve tansiyon baş ağrıları arasındaki ilişki gösterilmiştir. Magnezyum eksikliği, migrene yol açan olaylara zemin hazırlamaktadır. Damar yapısının korunması için magnezyum önemli olduğundan, migrende magnezyum desteği önerilmektedir.
Magnezyum, osteoporozun önlenmesinde ve tedavisinde en az kalsiyum kadar önemlidir. Osteoporozlu kişilerin kemiklerdeki magnezyum seviyeleri düşük saptanmıştır. Magnezyum eksikliği olan osteoporozlu kişilerde aktif D vitamini eksikliği vardır. Çünkü 25-OHD3’ü, 1,25-OH2D3’e çeviren enzim magnezyuma gereksinim duymaktadır.
Gebelik süresince magnezyum gereksinimi 300mg/gün’den 450mg/gün’e çıkmaktadır. Gebelikteki magnezyum eksikliği; preeklamsi, erken eylem ve fetal gelişme geriliği ile ilişkilidir.
Genelde magnezyum iyi tolere edilmektedir. B6 vitamini, birçok enzim sisteminde magnezyumla birlikte çalışmaktadır ve hücre içinde magnezyum birikimini arttırmaktadır. Ciddi kalp ve böbrek hastalığı olanlar, doktor önerisi olmadan magnezyum kullanmamalıdırlar.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here