Kalsiyumun Vücuttaki Görevleri

0
854

Kalsiyumun Vücuttaki Görevleri

Kalsiyum vücutta en bol bulunan mineraldir. Kemiklerde toplam kalsiyumun %99’u bulunmaktadır. Asıl görevi; kemik ve dişlerin oluşumu ve devamlılığını sağlamaktır. Ayrıca enzimlerin aktivitesinde, kasların kasılmasında, nörotransimitterlerin salınmasında, kalp atımının düzenlenmesinde ve kanın pıhtılaşmasında görev almaktadır.
Temel kalsiyum kaynakları mandıra ürünleridir. Kalsiyumdan zengin sebzeler: lahana, ıspanak ve diğer yeşil yapraklı bitkilerdir. Ispanaktaki kalsiyumun emilimi azken, lahanadaki kalsiyumun emilimi fazladır.
Kalsiyum eksikliği çocuklarda, rikets gelişmesine neden olur. Burada; kemik deformiteleri ve gelişme geriliği mevcuttur. Erişkinlerde kalsiyum eksikliği, osteomalaziye, kas spazmına ve bacakta kramp gelişmesine neden olabilmektedir. Düşük kalsiyum tüketilmesi; kan basıncında yükselme, osteoporoz ve kolon kanseri riskinde artışa neden olabilmektedir.
Kalsiyum karbonatın emilebilmesi için, öncelikle midede çözünmesi ve iyonlaşması gerekmektedir. Menopoza girmiş  bayanların % 40’ında mide asidinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Mide asidinde azalma olanlarda, oral kalsiyum karbonatın sadece %4’ü emilebilmektedir. Mide asidi azalmış olanlarda; kalsiyum sitrat, kalsiyum laktat ve kalsiyum glukonat gibi çözünebilir ve iyonize olabilen kalsiyum preparatı tercih edilmelidir. Bunlar, kalsiyum karbonattan daha iyi emilir ve daha etkilidir.
Kalsiyumun böbreklerde kalsiyum oksalat taşı oluşturacağından korkulur. Kalsiyum sitrat, buna neden olmamaktadır. Kalsiyum sitrat alanlarda, idrar kalsiyumu artmasına rağmen sitrat; idrarda kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat miktarını ve kalsiyum kristallerinin oluşumunu azaltabilmektedir. Sitratın böbreklerde tekrarlayan kalsiyum oksalat taşı oluşumunu %90 oranında azalttığı görülmüştür. Sitratsız kalsiyum preparatlarının kullanımı böbreklerde kalsiyum oksalat taşı oluşma riskini artırabilir.

 

 

calcium
Kanda kalsiyum seviyesi, oldukça dar bir aralıkta tutulmaktadır. Kanda kalsiyum seviyesi azalmaya başladığında, paratiroid bezinden parathormon sentezi artmaktadır.  Kanda kalsiyum seviyesi artmaya başlarsa; kalsitonin sentezi artmaktadır. Parathormon, kemiklerde yıkımı sağlayan osteoklastların çalışmasını arttırarak, kan kalsiyum seviyesini arttırmaktadır. Ayrıca böbrekten kalsiyum atılımını azaltırken, bağırsaktan kalsiyum emilimini arttırmaktadır.
Östrojen eksikliği, osteoklastların parathormona duyarlılığını arttırmaktadır. Bu kemikte yıkımını arttırmaktadır. Bunun sonucu olarak da, kan kalsiyum seviyesi artmaktadır. Kan kalsiyum seviyesindeki artışı; parathormon seviyesini azaltmaktadır. Parathormon azalmasına bağlı olarak aktif D vitamini seviyesi azalmakta ve kalsiyum atılımı artmaktadır.
Kalsiyumun, gebeliğe bağlı hipertansiyon ve preeklamsi gelişimini önlemede rolü olduğu düşünülmektedir. Çalışmalarda, gebelikteki hipertansiyon ile kalsiyum alımı arasında ters ilişki olduğunu gösterilmiştir.
Erişkinlerde günlük 1gr kalsiyum alımı önerilmektedir. Çocuklara,  gebelere ve emzirenlere ise 1.2gr kalsiyum gerekmektedir.
Kalsiyumun günde iki gramdan fazla alınması; böbrek taşına ve yumuşak dokularda kalsifikasyona yol açabilmektedir.Hiperparatroidisi olanlar ve kanser hastaları doktor gözetimi olmadan kalsiyum kullanmamalıdırlar.
Yüksek doz magnezyum, çinko, lifli besinler ve oksalat kalsiyum emilimini azaltmaktadır. Kafein, alkol, fosfat, protein, sodyum ve şeker kalsiyumun atılımını arttırmaktadır. Antiasitler, kemiklerin yıkımına ve kalsiyum atılımına neden olmaktadır.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here