İnsülin Tedavisi

1
471

İnsülin Tedavisi

Öğünde alınacak karbonhidrat miktarı hesaplanarak insülin dozu ayarlanabilir. 500/günlük total insülin dozu ile hesaplanır.Mesela toplam insülin dozu 50Ü ise sonuç 10 çıkar.10 gram karbonhidratın karşılığı 1Ü insülin yapılmalıdır. Analog insülinde 500 yerine 800 değeri kullanılır.Tedavide kullanılan insülinler şunlardır;
A.Bolus İnsülinler:
1.Kısa etkili(Human regüler): etkisi 30 dakikada başlar, altı saatte biter.
2.Hızlı etkili(insülin glulizin,lispro ve aspart): etkisi onbeş dakikada başlar, dört saatte biter.
B.Bazal İnsülinler
1.Orta etkili(NPH): etkisi iki saaatte başlar, on iki saatte biter.
2.Uzun etkili(insülin glargin ve detemir): etkisi bir saatte başlar, yirmi dört saat devam eder.
C.Karışım İnsülinler
1.Human(regüler+NPH): etkisi 30 dakikada başlar, on iki saatte biter.
2.Analog(lispro veya aspart):etkisi onbeş dakikada başlar, on iki saatte biter.

İnsülin Tedavisi
İnsülin Tedavisi

 

Sağlıklı insanlar günde 30-50 ünite insülin üretirler. Endojen insülin portal sisteme geçip oradan karaciğere ulaşır. Daha sonra da sistemik dolaşıma geçer. Eksojen insülin ise cilt altındaki yağ dokusuna uygulanır ve direkt olarak sistemik dolaşıma geçer. Bu durumda ise karaciğer, daha düşük dozda insüline maruz kalır. Açılmamış insülinler buzdolabında 2-8C’de saklanır, açılmışlar ise oda ısısında 30 gün kadar saklanabilir.

İki tip insülin tedavisi vardır: konvansiyonel ve intensif tedavi. Konvansiyonel tedavide; günde iki kez premiks (karışım) insülinler, bir veya iki kez NPH, lantus veya levemir verilebilir. İntensif tedavide ise; günde üç kez kısa etkili insülin ve bir kez uzun etkili insülin, üç kez kısa ve iki kez uzun etkili insülin veya 3 kez mix 50 olarak yapılır.

İnsülin kullanımında iki temel kural vardır. İnsülin miktarının 2/3’ü gündüz kalanı gece verilir. Bazal bolus tedavi verilirken toplam dozun yarısı bolus yarısı ise bazal olarak verilmelidir.İnsülin başlama dozu 0.2-0.6ü/kg kadardır.

İnsülinlerle birlikte oral antidiyabetikler de kullanılabilir.Ancak kısa etkili insülin alanlara sülfonilüre ve glinidler verilmez. Yoğun insülin tedavisi alanlara pioglitazon verilmesi ödem ve KKY riskini arttırır.

Hepatik glukoz yapımındaki artma ile açlık şekeri artar. İnsülin sekresyonundaki ve periferik glukoz kulanımdaki bozukluk sonucu tokluk şekeri artar. Sabah şeker yüksek ise, gün boyu kan şekeri yüksek seyreder. Çünkü sabah hepatik glukoneogenez aktive edilirse, artık insülin enjeksiyonu ile baskılanamaz. Bu yüzden önce açlık şekeri düşürülmelidir. Uzun ve orta etkili insülinler açlık şekerini kontrol eder.

Uzun etkili insülinler, enjeksiyon yerinden emilimi geciktirilerek, etki süreleri uzatılmıştır. Bazal insülin başlangıç dozu 0.1-0.2Ü/kg’dır. Bazal insülin dozu, açlık şekeri 120 olana kadar üç günde bir, 2-4Ü arttırılır. Açlık şekeri 80’den düşük ise ise 4ü azaltılır. Bazal insülin ihtiyacı 0.5Ü/kg’dan fazla ise iki doz olarak yapılır.

Genelde önce konvansiyonel tedavi ile başlanır. Bu yetersiz kalırsa intensif tedaviye geçilir. Bazal tedaviden, direkt premiks insülin tedavsine geçilebilir veya bazal yetersiz ise tokluk kan şekerinin en yüksek olduğu öğüne kısa etkili insülin eklenir. Bu şekilde kısa etkili insülin sayısı üçe kadar çıkılabilir. Premiks insülin alanlarda kontrol sağlanamadı ise öğleye daha düşük doz premiks insülin eklenebilir.

Yoğun insülin tedavisi kullananlar, yemek miktarına göre insülin dozunu ayarlayabilirler.Böylece daha esnek bir diyet ve aktivite uygulayabilirler. Ancak premiks insülin alanlar, yemeklerini zamanında yemeli ve insülin aynı zamanda yapılmalıdır.
NPH kullananlardaki problem; insülin ihtiyacının en az olduğu gece üçte, kandaki miktarı en yüksek iken, saat beş civarında insülin ihtiyacı artarken NPH düzeyinin azalmasıdır.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here