Diyabet İlaçları

0
30

Diyabet İlaçları

Diyabet tedavisinde birçok ilaç kullanılmaktadır. Genel kural olarak ilaçlar düşük dozda başlanıp bir iki hafta sonra dozu arttırılmalıdır.

1.Sulfonilüreler; pankreastaki beta hücrelerinde, ATP’ye duyarlı potasyum kanallarını uyararak insülin salımını arttırırlar. Yemekten yarım saat önce alınmalıdır. Hem açlık hem de tokluk şekerini düşürürler. İlaç karaciğerde yıkıma uğrar, oluşan ürünler ise böbrekten atılır. Bu yüzden karaciğer ve böbrek yetmezliğinde kullanılmamalıdır. Etkisi hızlı başlar. Hipoglisemi, kilo alımı ve döküntü en sık görülen yan etkileridir.

2.Glinidler; sülfonilürelerle benzer etkiyle insülin salınımını arttırırlar. Hızlı etkili olduğu için günde üç kez yemekten on dakika önce alınmalıdır. Tokluk şekerini düşürürler. Sülfonilüre alerjisi olanlarda, hipoglisemi riski yüksek olanlarda ve düzensiz yemek yiyenlerde tercih edilirler. Yan etkileri sulfonilürelerle benzerdir. Böbrek yetmezliğinde kullanılabilirler.

3.Metformin; karaciğerden glukoz üretimini baskılar. Diyabet tedavisinde ilk tercih edilen ilaçtır. Açlık kan şekerini ve kolesterol değerini düşürür. Hafif kilo kaybı sağlar. Kreatinin değeri 1.5’den büyükse, şok, kalp yetmezliği ve karaciğer hastalığı mevcutsa verilmemelidir. Ayrıca, operasyon ve ilaçlı radyolojik çekimlerden 48 saat önce ilaç kesilmelidir. Karın ağrısı, şişkinlik, hazımsızlık ve laktik asidoza yol açabilir.

4.Akarboz;karbonhidratların sindrimini yavaşlatır. Tedaviye akşam tek doz olarak başlanıp zamanla günde üç kez yemekle birlikte alınmalıdır.Tokluk kan şekerini düşürür. Etkisi hızlı başlar. Kreatinin değeri ikiden büyükse ve bağırsak hastalığı varsa ilaç verilmemelidir. Gaz, şişkinlik,ishal, karın ağrısı ve karaciğer enzimlerinde yükselme yapabilir.

5.Pioglitazon; kas, yağ dokusu ve karaciğerde insülin duyarlılığını arttırır. Trigliserit düzeyini azaltır. İnsülinle birlikte alınınca kalp yetmezliği gelişme riski artar. Kalp yetmezliği evre üç ve dört ile osteoporozda kırık riski çoksa kullanılmamalıdır. Ödem ve kilo almaya yol açabilir.

6.GLP-1 Agositleri; bağırsaktan salgılanan bir hormondur. Gıda alımı nedeniyle salgılanan insülin miktarını arttırırlar. Ayrıca mide boşalmasını yavaşlatır, iştahı azaltır ve glukagon üretimini baskılar. Parenteral olarak uygulanır. Ekstanitid günde iki kez, liragulid ise günde bir kez uygulanır.Yan etkileri; bulantı, kusma, ishal ve alerjidir.

7.DPP-4 İnhibitörleri; GLP-1’i parçalayan enzimi inhibe ederler. Böbrek yetmezliğinde doz azaltılır. Linagliptinde ise doz azaltmaya gerek yoktur. Yan etkileri GLP-1 agonistleri ile aynıdır. Oral olarak kullanılırlar.

8.SGLT-2 İnhibitörleri; idrara geçen glukozun kana geri emilmesini azaltarak, idrarla glukoz atılımını arttırırlar. Tansiyonu düşürüp, kilo kaybı sağlarlar. Böbrek ve karaciğer yetmezliğinde kullanılmaz. İdrar yolu enfeksiyonu ve böbrek yetmezliğine yol açabilirler.

9.Pramlintid; amilin agonistidir. Amilin insülinle birlikte üretilen bir hormondur. Amilin,
karaciğerden glukoz çıkışını ve glukagon üretimini azaltır,iştahı baskılar ve mide boşalmasını yavaşlatır. Parenteral olarak uygulanır. Hipoglisemi, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısına yol açabilir.

10.İnsülinler; etki sürelerine göre sınıflandırılırlar. Parenteral olarak uygulanırlar. İnsülin başlanan hastaların evde şeker takibi yapması önemlidir. Uzun etkili bir insülin başlanınca, sabah kan şekeri 90-130 arasında olacak şekilde 3-7 günde bir doz ayarlaması önerilir. Bu yetersiz olursa kısa etkili insülinler, en fazla yemek yenen öğünden başlanarak tedaviye eklenir. Burada önemli olan yemekten iki saat sonraki kan şekerinin 180’i geçmemesini sağlamaktadır. Bazı hastalara ise günde iki kez mix insülin tedavisi verilir. Mix insülin kullanırken, öğünlerde yenen yemek miktarını sabit tutmaya çalışmalıdır. Kan şekeri 300 üzerine çıktığı zaman, hastaların idrarında keton bakılması önerilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Please enter your name here