C Vitamini Eksikliği

0
573

C Vitamini Eksikliği
Meyve ve sebzeler C vitamini bakımından zengindir. C vitamini askorbik asit olarak da isimlendirilir. Havayla temas,  C vitaminini bozduğu için, meyveler kabuğu soyulunca bekletilmeden tüketmelidir. Çoğu hayvan kendi C vitaminini üretebilirken, insanlar üretememektedir. C vitamini eksikliğininde skorbüt gelişir. Skorbütte; dişeti kanamaları, yara iyileşmesinde gecikme, yaygın morluklar, enfeksiyona yatkınlık ve depresyon görülür. 1556 ile 1857 arasında, taze meyve sebzelerin temin edilemediği kış aylarında,114 skorbüt salgını rapor edilmiştir.
C vitamini, kollajen yapımında görev alır. Proline bağlanıp hidroksiprolin oluşumuna neden olur. Sonuçta, kollojen daha dayanıklı hale gelir. Kollojen vücudumuzdaki bağ dokusu, kıkırdak dokusu, tendon gibi yapıları bir arada tutmada oldukça önemli bir protein olduğundan, C vitamini yara iyileşmesinde, sağlıklı diş eti oluşumunda ve kolay çürük oluşmasını önlemede oldukça önemlidir.
C vitamini, transmitterlerin ve hormonların üretiminde, karnitin sentezinde görevlidir ve önemli bir antioksidandır. Enfeksiyon hızlıca lökositlerdeki C vitamini düzeyini azaltır. C vitamini; lökosit fonksiyonlarını kuvvetlendirerek, interferon seviyesi ve aktivitesini arttırarak, antikor sayısı ve timus hormonlarının üretimini arttırarak, immün sistemi kuvvetlendirir.
Kimyasal, psikolojik ve fizyolojik stres durumlarında, böbreklerden C vitamini atılımı artar. Dolayısıyla böyle durumlarda vücudun C vitamini ihtiyacı artar. Kimyasal stres yapan ajanlara örnek olarak; sigara, hava kirliliği ve allerjenler sayılabilir. Bu vitamin vücudun ilk basamak antioksidan korunmasını sağlar. C vitamini ayrıca; glutatyon peroksidaz, katalaz, superoksit dismutaz gibi antioksidan enzimlerde de görev alır.
C vitaminin kullanıldığı durumlar: astım, ateroskleroz, otoimmün hastalıklar, hipertansiyon, ürtiker, katarakt, servikal displazi, krohn hastalığı, infertilite, menapoz, multpl skleroz, osteoartrit, soğuk algınlığı, egzema, yorgunluk, diş eti iltihabı, glokom, herpes enfeksiyonları, parkinson hastalığı, peptik ülser, preeklamsi, romatoid artrit, yara iyileşmesi ve deri ülserleridir.
C vitamini eksikliği, astım için bağımsız bir risk faktörüdür. Astımlılarda, C vitamini eksikliğinde, semptomların alevlendiği görülmektedir. C vitamini, akciğerdeki havayollarındaki en önemli antioksidan maddedir. Burada endojen ve eksojen oksidatif hasardan korunmada önemli bir rolü vardır. C vitaminin, nitrojen oksidaz hasarına karşı da koruyucudur.Ayrıca histamin düzeyini azaltarak astımın şidddetini hafifletir.
C vitamininin, kalp krizinden ölümü ve inmeyi azalttığını gösteren çalışmalar vardır. C vitamini arterlerin kollajen yapısını kuvvetlendirir, kolesterolü ve tansiyonu düşürür ve trombosit agregasyonunu önler. C vitamini LDL kolesterolün okside olmasını önlemede oldukça etkilidir. Ek olarak C vitamini okside E vitaminini yerine koyarak E vitamininin anti oksidan etkisini artırır.
C vitamini eksikliğinde vücudun serbest radikallere ve enfeksiyonlara karşı savunması azalır ve yara iyileşmesi bozulur. Bu yüzden kalp ameliyatı veya herhangi bir nedenle ameliyat olanlarda C vitamini, iyileşme sırasında mutlaka gereklidir.
C vitamini; çevresel kirlilik ve kimyasal zehirlere karşı koyma, immün sistemi kuvvetlendirme, ve vücutta kansere neden olan bileşiklerin oluşumunu önlemede yardımcıdır. Akciğer, mide, serviks, pankreas, kolon ve meme kanseri riskini azalttığını gösteren çalışmalar vardır. Nitrozaminlerin mide kanserine yol açtığı gösterilmiştir. C vitamini nitrozamin oluşumunu önler. Bayanlarda prekanseroz lezyon olan servikal displazi C vitamini alımı ile anlamlı dercede azalmıştır.
C vitamini diyabetiklerde; serbest radikal hasarını azaltan, kan şekeri kontrolünü artıran, hücrelerdeki sorbitol birikimini azaltan ve proteinlerin glikozilasyonunu inhibe eden başlıca bileşiklerdendir. Sorbitol birikimi,  göz ve sinir sisteminde hasara yol açar. Hiperglisemi, glikozun sorbitol yoluna kaymasına yol açar. Lens membranı sorbitolü geçirmez ve sorbitol lens içinde birikir. Bu durum, suyun hücre içine girmesine yol açar. Sonuç olarak, lens şişer ve  opaklaşır(ışık geçirmez) ve katarakt oluşur. Glikozun proteinlere bağlanması glikozilasyon olarak isimlendirilir ve birçok proteinin hem görevinde hem de yapısında değişikliğe yol açar. Diyabette; albumin, lens ve miyelin kılıfında glikozilasyon meydana gelir.
Medikal tedavinin yeterli olmadığı Parkinson hastalarına, C ve E vitamini desteği vermek hastalığın ilerleme hızını yavaşlatıyor. Yüksek doz gereklidir, çünkü beyin dokusunda antioksidan miktarını arttırmak diğer dokulara göre daha zordur.
Önerilen doz günlük 500mg‘dır. Ancak; diyabet, katarakt, glokom, enfeksiyonlar, kanser, parkinson gibi durumlarda 1gram verilmelidir.C vitamini oldukça güvenilirdir. İlaçlarla etkileşmez. C vitamini demir emilimini arttırır, bakır emilimini azaltır. Kanda B 12 vitamini sonucunu etkiler.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here