Beta-bloker Zehirlenmesi

0
290

Beta-bloker Zehirlenmesi

Beta-blokerler; hipertansiyon, bir çok sistemik ve göz hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Beta-blokerler; yağda çözünürlülük, parisyel agonistlik varlığı ve kalbe spesifik etkili olma özelliklerine göre birbirinden ayrılırlar. Yağda çözünenlerde santral sinir sistemine ait yan etkiler görülebilir. Yüksek dozda organa spesifik olma özelliği kaybolur.

Beta-blokerler, katekolaminlerin reseptörlerine bağlanıp etki göstermesini önlerler. Önerilen günlük dozun iki katından fazla alınınca toksik doza ulaşılmış olur.

Yağda çözünenler, bilinç değişikliği, nöbet ve komaya yol açabilirler. Hipotansiyon ve bradikardi karyovasküler sistemde görülen en belirgin belirtilerdir. Parsiyel agonsit olanlarda ise başlangıçta taşikardi ve hipertansiyon görülebilir. Bunlara ek olarak bronkospazm, kardiyak arrest, hipoglisemi ve hiperkalemi gelişebilir. Hipoglisemi gelişince oluşan semptomları azalttığı için, hipoglisemiyi maskeleyebilir.

Zehirlenme ile gelenlerin öncelikle kan basıncı ve kan şekerine bakılmalıdır. EKG çekilmelidir. Vital bulguların yakın takip edilmesi gereklidir. İlaç alımından sonraki ilk bir saat içinde gelenlere aktif kömür tedavisi uygulanabilir.

İntravenöz sıvı tedavisine cevap vermeyen hipotansiyon varlığında kalp pili takılması ve glukagon uygulaması yapılabilir. Glukagon katekolamin reseptörlerine bağlı olmadan etki gösterdiği için beta-blokerlerden etkilenmezler. Hipoglisemi varlığında intravenöz glukoz tedavisi verilmelidir.Bronkospazm varlığında beta2 agonist içeren nebül tedavisi verilmelidir. Bradikardiye, A-V blok veya hipotansiyon eşlik ediyorsa atropin uygulanmalıdır. Ayrıca kalp pili takılması ve glukagon da uygulanabilir.EKG’de QRS dalgasında genişleme gelişti ise sodyum bikarbonat verilebilir.Eğer torsades de pointes ritmi gelişti ise magnezyum sülfat verilebilir.

Kaynak: Conn’s Current Therapy

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here