Aspirin Zehirlenmesi

0
463

Aspirin Zehirlenmesi

Aspirin (asetilsalisilik asit, salisilat)  yaygın kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücülerden biridir. Ayrıca, antiinflamatuar etkileri nedeniyle; eklem inflamasyonu, vaskülitler ve akut romatizmal ateş tedavisinde kullanılır. Antiagregan özelliği nedeniyle, tromboz gelişimini önlemek için de kullanılmaktadır. Doz arttıkça analjezik etkisi sabit kalır, antiinflamatuar etkisi artar, antiagregan özelliği ise azalır. Cilt üzerine uygulanır veya oral alınabilir.
Aspirin, cox enziminin sentezini önleyerek prostaglandin oluşumunu azaltır. Pıhtılaşma faktörlerini inhibe eder, trombosit agregasyonunu azaltır ve vücutta su ve tuz tutulumuna yol açar. Oksidatif fosforilizasyonu birbirinden ayırır.

 

mechanism of lactic acidosis and ketoacidosis in salicylate poisoning

Aspirin zayıf bir asittir. Mide ve ince bağırsaktan emilir ve otuz dakikada etkisi başlar. Etkisi dört saat kadar sürer. Normalde proteine bağlanma oranı %90 civarındadır. Ancak kandaki düzeyi arttıkça proteine bağlanma yüzdesi azalır ve yarı ömrü uzar. Asidoz durumunda, iyonize olmayan miktarı artar ve hücre zarını kolayca geçerek beyne ulaşabilir. Bu da yan etkilerinin oluşmasına neden olur. Böbreklerden atılımı ise alkali ortamda daha iyidir.

Tek seferde ; 150mg/kg’a kadar alınan miktarlarda hafif, 150-300mg/kg arası orta derecede, 300mg/kg üstündeki miktarlarında ise ağır bir tablo oluşur. Kronik aspirin zehirlenmesi, 100mg/kg üzerindeki dozlarda gelişir. Ancak uzun süreli kullanımda, serum aspirin düzeyi ile zehirlenme derecesi uyumlu olmayabilir.
Zehirlenme durumunda öncelikle; kulak çınlaması, baş dönmesi, baş ağrısı, terleme, yüzde ve boyunda kızarma, ishal, bulantı ve kusma gelişir. Solunum sayısı ve derinliği artar. Böylece respiratuar alkaloz gelişir. Zehirlenme daha şiddetli ise zamanla bunlara; dehidratasyon, kan şeker düzensizliği, işitme kaybı, metabolik asidoz, halisünasyon görme ve bilinç bulanıklığı eklenir. Daha ağır vakalarda; akciğer ve beyin ödemi, hipertermi, nöbet, koma ve ölüm gerçekleşebilir.

Zehirlenme durumunda, kalp ritmi ve idrar miktarı yakın takip edilmelidir. Glikoz, elektrolitler, kalsiyum, magnezyum, fosfor, kan gazı,karaciğer ve böbrek testleri, gaytada gizli kan, INR ve idrar PH’sı ölçülmelidir. Dördüncü saatteki, plazma salisilat düzeyi ölçülmelidir. Ağır durumlarda plazma salisilat düzeyi iki saatte bir takip edilebilir.

İlk dört saatte gelenlere aktif kömür verilir. Glikoz normal bile olsa bilinç bulanıklığı varsa %5 dekstroz verilir. Çünkü, plazma glikozu normal olsa bile hücre için glikoz düşük olabilir. Potasyum değeri dörtten küçükse potasyum desteği yapılmalıdır. INR uzunluğu için K1 vitamini verilebilir. Serum PH değeri 7.4-7.5 arası,idrar PH değeri ise sekizin üstünde olmalıdır. Bunun için üç ampül bikarbonat, 1000cc %5 dekstroz içine konulur. 10ml/kg/saat hızında verilir. Unutulmamalıdır ki; tedavi planında hastanın klinik durumu ve labaratuvar verileri; plazma salisilat düzeyinden daha önemlidir.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here