Sağlıklı Kemik ve Osteoporoz

1
714

Sağlıklı Kemik ve Osteoporoz

Sağlıklı bir kemik organik ve inorganik yapılardan oluşmaktadır. Tip 1 kollajen ve proteinler organik (matrix) kısmı oluşturur. İnorganik kısmın çoğunu ise kalsiyum ve fosfor gibi mineraller oluşturur. Kemikte mineral kısım sertlik ve güç verir, kollajen ise kolay şekil almayı ve dayanıklılığı sağlar. Kemikte sertlik ve elastikiyet arasında ideal bir denge vardır. Kemik serttir, uygulanan kuvvette karşı direnç gösterebilir aynı zamanda kas kontraksiyonu ile hareket edebilecek kadar hafiftir.Kardiyak outputun %10’u kemiğe gelir. Yani oldukça fazla kanlanan bir dokudur.

Kemik yaşam boyu sürekli değişen dinamik bir dokudur. Kemikte yeniden yapılanma (remodelling) vardır. Bu sürekli bir yıkılma ve yenilenme sürecidir. Önce bir bölgedeki kemik yıkılmaya başlar sonra o bölgeye kemik yapımından sorumlu hücreler gelir.Yeni bir kemik oluşturur. Yeni kemik öncekiyle aynı hizada sonlanır, daha ileri gitmez.Kemik dokusunun aktif bir metabolizması vardır. Kemiğin sağlamlığının idamesi için kemiğin devamlı yenilenmesi yani eskiyen kemiğin yerine yenisinin konması gereklidir.

Kemik büyümesi bebeklikten itibaren başlar. Kemik kitlesi 12-15 yaşında doruk noktasına ulaşır. İskeletin mekanik ihtiyaçlarının az olduğu alanlarda kemik kitlesi azalır. Tekrarlanan mekanik ihtiyaçların fazla olduğu alanlarda kemik kitlesi arttırılır. Her yıl kemiğin %10’u yenilenir. Yaşlanma ile oluşan hormonal ve işlevsel değişiklikler sonucu kemikte yıkım yapımı geçer ve kemik kaybı olur ve osteoporoz gelişir.

Osteoporoz: Kemiğin kitle ve yoğunluğunda azalma yapan ve kırık riskinde artışa yol açan bir hastalıktır. .Osteoporozda hem matrix hem de mineral kısımda azalma vardır.Kemik yapım hızı normal iken kemik yıkımı artışı vardır. En sık omurga ve kalça kırığına yol açar. Ayrıca boy kısalması olabilir.50 yaşından büyük bayanların yaklaşık %30’unda osteoporoz vardır.
Osteoporozda kemik incelip, kırılgan bir hal aldığı için günlük yaşam aktiviteleri sonucu dahi kırık oluşabilmektedir.Bayanlarda yaşam boyu femur boynu kırığı riski yaklaşık %16’dır. Kırığın da en önemli nedeni osteoporozdur. Östrojen hormonu kemik kaybını azaltır. Bu yüzden menapoza kadar kadınlarda osteoporoz sık gözükmez. Osteoporoz kırık olmadığı sürece genelde semptom oluşturmaz.Bu yüzden osteoporoza bağlı kırık oluşumunu önelmek için kemik mineral yoğunluğu ölçümü önerilmektedir.

Kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümünde halen önerilen yöntem dual x ray absorpsiyometri (DXA)’dır. DXA ile KMY ölçümü sadece tanıda değil, kırık riskini belirlemede, farmakolojik tedavi başlama kararında, tedavi takibinde de faydalıdır. T skoru, hastanın KMY ölçümlerinin, genç erişkinlerin KMY ölçümlerinin ortalamasının kaç standart sapma altında olduğunun ifadesidir. T değerinin -1’den büyük olması normal kabul edilir. -1 ile -2.5 arası ise osteopeni ( düşük kemik kütlesi) vardır. -2.5’in altında ise osteoporoz denilmektedir.

Kimlere KMY ölçümü yapılmalıdır?

1)65 yaş üstü bütün kadınlar ve 70 yaş üstü bütün erkekler

2)Kırık için risk faktörü varsa; postmenopozal kadınlara 65 yaşını beklemeden; erkeklere ise 50-69 yaş arasında

3) 50 yaşından önce kırık öyküsü olanlara

Postmenapozal kadınlarda ve 70 yaşın üzerineki erkerklere 1-2 yılda bir KMY ölçümü tekrarlanmalıdır.

Dünya sağlık örgütü tarafından kırık riskini değerlendirmek için FRAX hesaplaması geliştirilmiştir. On yıllık kırık riskini gösterir.(FRAX hesaplaması için bakınız)

Osteoporosis (1)

Osteoporoz için risk faktörleri:

1) Yaşam tarzı ile ilgili olanlar: alkol, sigara, yetersiz fiziksel aktivite, aşırı zayıflık, aşırı tuz tüketme, yetersiz vitamin D ve kalsiyum alımı ve aşırı A vitamini kullanımı

2)Genetik hastalıklar: Kistik fibrozis, osteogenesis imperfekta, Marfan sendromu vs.

3)Endokrin bozukluklar: Hipogonadizm, hipofizer yetmezlik, cushing Sendromu, hipertiroidizm, hiperparatroidizm vs.

4)Gastrointestinal hastalıklar: çölyak hastalığı, inflamatuvar barsak hastalıkları, karaciğer hastalıkları vs.

5)Romatolojik hastalılar: romatoid artrit, ankilozan spondilit, SLE vs.

6) İlaçlar: mide ilaçları, glukokortikoidler, epilepsi ve depresyon ilaçları, heparin, tiazolidindionlar

Osteoporozdan koruyan en önemli faktör ergenlik zamanında ulaşılan doruk kemik kitlesi miktarıdır. Bu temel olarak genetik faktörlere bağlı olsa da beslenme ve yaşam biçiminin de buna etkisi vardır. Büyüme sırasında yeterli kalsiyum alınmassa doruk kemik kitlesi miktarını azalır. İlerki yıllarda ostoporoz gelişme riski artar. Osteoporoz gelişmesini önlemek için her yaşta yeterli kalsiyum alımı, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve hergün en az 15 dakika direkt güneş ışığına maruz kalınması gereklidir. Aksi taktirde kemik yıkımı, kemik yapımını geçer ve kemikler zayıflar.

Tedavide, 1000 mg kalsiyum ve günlük 1000-2000Ü D vitamini alımı ve gerektiğinde osteoporoz için ek ilaçlar verilir.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here